İran-ABD deniz savaşı kaçınılmaz mı?

iran-gemileri

İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatacağı yönündeki demeçleri iki ülke arasında artan gerilimin deniz savaşına yol açıp açmayacağı sorusunu akıllara getiriyor. Jonathan Marcus İran ile ABD arasından yükselme eğiliminde olan gerilimin akıllara getirdiği sorulardan biri, iki ülkenin 1988′de yaşanana benzer bir şekilde deniz üzerinde çatışıp çatışmayacağı. Orta doğu hakkında uzmanlaşmış Washington Enstitüsü’nden Simon Henderson, böyle bir durumda İran’ın donanmasını limanlarda tutmayı tercih edeceğini söylüyor. Henderson “gemilerin limanlarda güvenli olup olmayacağı ise başka bir tartışma konusu” diye ekliyor. Denizcilik Analizleri Merkezi’nden İran uzmanı Michael Connell, 1980lerden bu yana değişen iki ana unsura işaret ediyor: “İran’ın bu döneme göre deniz savaşı kapasitesi bir hayli artmış durumda ve iki ülke arasında bugün yaşanacak bir çatışma 1980lerdeki gibi sınırlı kalmayacaktır.” İran’ın…

İşgal altındaki Filistin’de grev ve itirazların artması üzerine

israil patlama

İşgal altındaki Filistin’de iç buhranların arttığı ve Siyonist rejimin buhranı kontrol altına alma konusunda aciz kaldığı bildiriliyor. Siyonist rejimin muhtelif ekonomi sektörleri gelecek günlerde bir kez daha bu rejimin politikalarını protesto amacıyla düzenlenmesi beklenen gösterilere tanık olacaktır. Protestoların 15 ve 25 ekimde yapılması bekleniyor. Siyonistler birkaç öncesinden bu yana bu rejimin yetkililerinin kifayetsizliği, geçim masraflarının artmasını protesto etmek için protestoları sürdürüyor. İşgal altındaki Filistin’de gösteriler her geçen gün daha da yayılıyor ve bu mesele Siyonist rejim yetkililerini ciddi şekilde kaygılandırıyor. Bu arada işgal altındaki Filistin’de hastanelerin doktorları da maaşlarının düşük düzeyde olmasını protesto etmek için toplu istifa peşinde. Diğer bazı haberlere göre, işgal altındaki Filistin’de hastanelerde çalışan yaklaşık 300 kişi 10 ekim günü işbaşına gitmediler….

Amerika ile Rusya arasında füze kalkanı konusunda yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine

abd rusya

-Hasan Akiki Selmasi Rusya dış işleri bakanı Sergei Lavrof Amerika’nın Avrupa’ya füze kalkanını yerleştirme yönündeki çabalarının devam ettiğini belirterek bu konuda Rusya’nın görüşünün göz ardı edildiği, iki ülke arasında yapılan müzakerelerde ilerleme sağlanmadığını belirtti. Lavrof, bu hususta tek olumlu nokta, Amerikalı yetkililerle yapılan ikili görüşmeler ve Rusya – NATO konseyi çerçevesinde yapılan görüşmelerde Rusya’nın Amerika’nın önerisinden farklı bir füze sisteminin kurulması gerekli olduğu yönündeki görüşünün haklılığının daha bariz bir şekilde gözer önüne serilmesiydi, dedi. Lavrof, füze sisteminin üçüncü ve dördüncü aşamalarında Avrupa’ya füzelerin yerleştirilmesinin balistik füzeler ve deniz altı füzelerine tehlike oluşturduğunu belirtti. Uzmanlar Amerika’nın planının dört aşamalı olduğunu bu planda 10 füze kalkanının 2020 yılına kadar belirlenen noktalara konuşlandırılacağını belirtiyorlar. Moskova yetkilileri NATO füze…

Dünya İsrail’i suçluyor

abd-israil

Manfred Gerstenfeld / Yediot Ahronot İsrail’de yayımlanan Yediot Ahronot gazetesi Yazarı Manfred Gerstenfeld, Batılı ülkeler de dahil olmak üzere tüm dünyanın İsrail’e karşı çifte standartlı davrandığını öne sürüyor. İsrail Devleti, muhtelif çifte standartlarla yüz yüzedir; fakat bununla mücadele edebiliriz ve etmeliyiz. İsrail’e karşı çifte standart kullanımı dünyanın ana akımına geniş oranda nüfuz etmiş durumda. İnsan bu olguyu Birleşmiş Milletler ve ona bağlı kurumlarda, Batılı olanlar da dâhil hükümetlerde, büyük medyada, akademik kurumlarda, STK’larda, liberal kiliselerde vesaire bulabiliyor. Çifte standardın tanımı gayet basittir. Cambridge online [İngilizce] sözlük özlü bir biçimde ifade ediyor: “Adaletsiz bir şekilde, bazı insanların izlemesi veya ulaşması beklenen fakat başkalarından beklenmeyen iyi davranış kuralı veya standardı.” Yüzyıllar boyunca antisemitizmin özünde Yahudilere karşı çifte standart…

ABD çöküşünün dünya çapındaki neticeleri / I. Wallerstein

beyaz-saray

On yıl evvel, ben ve bazı kişiler Amerika’nın dünya sistemindeki çöküşünden bahsettiğimizde en iyi halde saflığımızdan dolayı küçümseyici tebessümle karşılanırdık. Amerika, dünyanın en ücra köşelerine kadar uzanan ve istediğini yaptıran tek süpergüç değil miydi? Siyasi tayfta yer alan tüm kesimlerin paylaştığı bir görüştü bu. Bugün ise, ABD’nin çöktüğü, ciddi şekilde çöktüğü görüşü sıradanlaşmıştır. Çöküşü tartıştıkları takdirde çöküş gibi kötü bir haberin suçlusu olmakla itham edilmekten korkan birkaç Amerikalı politikacı hariç herkes bunu söylüyor. Hakikat şu ki çöküşün gerçekliğine bugün neredeyse herkes inanmaktadır. En az tartışılan ise bu çöküşün dünya çapındaki neticelerinin neler olduğu-olacağıdır. Çöküşün iktisâdi nedenleri var elbette. Ancak ABD’nin bir zamanlar tasarruf ettiği jeopolitik güç üzerindeki tekeli kaybedilmiş olması başlıca siyasi neticelerden biridir. 7…

İran’ın Türkiye karşısında rekabet şansı yok

nejat-erdoğan

Alman Ortadoğu Araştırmaları Merkezi Başkanı Jochen Hippler, “İran Diplomasisi” adlı internet sitesine verdiği röportajda, Türkiye’nin yeni dış politikasına ilişkin önemli tespitlerde bulundu. İran diplomatik çevrelerinin yayın organı olan Irdiplomacy adlı internet sitesinin Prof. Jochen Hippler’le yaptığı röportajın çevirisini sunuyoruz. – Türkiye konusunda yeni bir araştırma yaptınız. Yeni Türkiye diplomasisi ve Türkiye toplumu konusunda konuşmalar yaptınız. İlk sorum şu: Yeni Türkiye’nin, yani Erdoğan Türkiye’sinin Arap Birliği ve Arap dünyasıyla ilişkileri nasıl? Şu an Türkiye’nin Arap ülkelerinin dış politikası üzerinde doğrudan etkili olmaya ve yine bildiğiniz gibi başta Körfez ülkeleri olmak üzere Arap ülkeleri ile serbest ticari ilişkiler kurmaya çalıştığına tanık oluyoruz. Bütün bunlar, Türkiye’nin dış ilişkilerde yeni bir yaklaşım başlattığını gösteriyor. Sizin bu konudaki görüşünüz nedir?…

Somali hakkında yalan söyleniyor…

somali-korsanları

Korsanlara karşı 2009 yılında yürütülen bu savaş en iyi milattan önce 4. yüzyılda yaşamış ve ölmüş olan bir korsan tarafından özetlenmiştir. 2009 yılında bütün dünya devletlerinin korsanlara karşı topyekün bir savaş ilan edeceği kimin aklına gelirdi? Siz bu makaleyi okurken iki düzineden fazla millete ait gemiler ABD ve Çin?e ait savaş gemileri ile birlikte İngiliz Kraliyet Donanması Somali sularında çatık kaşlı kötü adamların peşinde dolaşıyor. Çok yakında Somali gemileriyle çatışacaklar ve korsanları dünyanın en fakir ülkelerinden biri olan Somali?nin içine kadar bile takip edebilirler. Ama bu güzelim masalın ardında söylenmeyen bir skandal var. Ülkelerimizin en büyük tehdit olarak gördüğü bu asilerin anlatılması gereken olağanüstü bir hikayeleri ve haklı yönleri var. Korsanlar hiçbir zaman düşündüğümüz gibi…

Libya: Kim Doğru, Kim Yanlış?

libya

Libya’da Kaddafi rejimine karşı sürmekte olan silahlı mücadele ile birlikte bir çok soru da sorulmaya başlandı. Kourosh Ziabari Devrimci güçlerle Muammer Kaddafi’nin paralı askerleri arasındaki tahripkâr çatışmaların devam ettiği Libya’da, işler gittikçe içinden çıkılmaz bir hal alıyor. NATO koalisyon güçlerinin, Ürdün’ün, Katar’ın, Birleşik Arap Emirlikleri’nin ve İsveç’in de içinde bulunduğu yabancı ülkelerin şiddetli askeri müdahalesi, Libya’daki karışıklığı daha da arttırdı. Libya’daki iç savaşla ilgili en önemli gelişmeleri, Birleşmiş Milletler tarafından Libya’ya silah ambargosu uygulanması ve Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından Kaddafi için tutuklama kararı çıkartılması olarak sıralayabiliriz. İlaveten, BM Güvenlik Konseyi, “Kaddafi’nin ve Libya’nın en etkin ve zengin simaları arasında yer alan ve babalarının önde gelen yardımcıları olan dört oğlu dâhil olmak üzere; onun beyin takımını…

Ortadoğu’da Amerikan Hegomanyası Çökerken

ABD

Crescent international Müslüman Orta Doğu’nun göbeği alev almış durumda. Yaygın ruh hali “kahrolsun rejim!”. Yığınla insan korku bariyerini aşarak yüzyıllık, hapsedilmiş duygularını ifade ediyor. Diktatörlerin bazıları devrildi, bazıları düşmek üzere, bazıları ise hala halkın öfkesinin kurbanı olmamak için yasalarda değişiklik ve iyileştirmelere gidiyor. Bunların hepsi, Tunus’ta geçimini sağlamak için sebze satan bir satıcının, polisin kendisine satış için izin vermemesi sonucu, çaresizlik içerisinde kendisini ateşe vermesi ile başladı. Halk arasındaki burukluk ve düş kırıklığıyla birlikte bu olay, Tunus’ta başladı, Mısır’da devam etti ve eğlence tutkunu yöneticiler, üçüncü sınıf zorbalar ve saçma sapan konuşan elit tabakanın etkisiyle aynı düş kırıklığına sahip olan halkların bulunduğu ülkelere yayıldı. O zamandan beri medyanın dikkati bu orijinal olay üzerindedir. Bir kısım…

Libya’daki Olaylar ve Emperyalizmin Medya Silahı

libya

Batı haber ajansları ve televizyon kanallarının Ortadoğu’daki gelişmeleri nasıl yansıttığına dair bir analiz. Mahdi Darius NAZEMROAYA Libya’da “gerçek” baş aşağı edilmiş vaziyette duruyor. NATO ve Libya hükümeti birbiriyle çelişen şeyler söylüyorlar. NATO Libya rejiminin düşmesinin birkaç günlük mesele olduğunu söylerken, Libya hükümeti Misrata’daki savaşın yaklaşık iki hafta içinde sona ereceğini ifade ediyor. Gece boyunca Tripoli üzerinde uçan NATO jetlerinin gürültüsü Akdeniz kıyısındaki şehrin her yerinden duyulabiliyor. Tripoli birkaç gündür bombalanmadı, ancak jet uçuşlarının sesi oldukça fazlaydı. Atlantik İttifakı [NATO kastediliyor] korku salma amacıyla şehir sakinlerinin uykusunu bozmak için özellikle geceyi kullanıyor. Savaş sırasında Libya’daki küçük çocuklar uykularının büyük kısmından mahrum kaldılar. Bu durum devam eden psikolojik savaşın bir parçasıdır. Amacı ise Libya ruhunu kırmaktır. Bunların…