<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Vahyin Işığında Vahdet Ve Mukavemet</title>
	<atom:link href="http://ittihadiislam.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://ittihadiislam.com</link>
	<description>Güneşin Doğduğu Heryerde Hak İle Doğrulmak Adına</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 11:39:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.1</generator>
		<item>
		<title>Adana`da `Şehadet Gecesi`ne Yoğun İlgi</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/adanada-sehadet-gecesine-yogun-ilgi/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/adanada-sehadet-gecesine-yogun-ilgi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 11:33:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13049</guid>
		<description><![CDATA[Akdeniz İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu şehadet ayı münasebetiyle &#8220;Şehadet Gecesi&#8221; etkinliği düzenledi. Seyhan Kültür Merkezi`nde gerçekleşen etkinliği, bay ve bayanlar ayrı bölümlerde izlerken, programda 1 ve 2 numaralı salonlar dar gelince yüzlerce konuk programı ayakta ve kapı önünde izledi. Salona sığmayan konuklar için ise programı takip edebilmeleri için dışarıya sinevizyon sistemi kuruldu. Programın açılışı, Kur`an-ı Kerim tilaveti ile yapıldı. Daha sonra şehitlerle ilgili sinevizyon gösterimine geçildi. Sinevizyon gösteriminde, asrımız şehidlerinden Hasan El-Benna, Şeyh Ahmed Yasin, Abdullah Azam, Malkom X, Şeyh Said, İskilifli Atıf Hoca, Metin Yüksel, Molla Zeki, Ubeydullah Durna ve Mavi Marmara Gemisi şehitlerinin şahadet olayları kısaca işlendi. Daha sonra kürsüye gelen İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu Sözcüsü İsa Emre, şehadet konulu kısa...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><strong> </strong><a href="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/adana-şehitler-gecesi.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-13050" title="adana-şehitler-gecesi" src="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/adana-şehitler-gecesi.jpg" alt="" width="320" height="220" /></a>Akdeniz İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu şehadet ayı münasebetiyle &#8220;Şehadet Gecesi&#8221; etkinliği düzenledi. Seyhan Kültür Merkezi`nde gerçekleşen etkinliği, bay ve bayanlar ayrı bölümlerde izlerken, programda 1 ve 2 numaralı salonlar dar gelince yüzlerce konuk programı ayakta ve kapı önünde izledi. Salona sığmayan konuklar için ise programı takip edebilmeleri için dışarıya sinevizyon sistemi kuruldu.</div>
<div>Programın açılışı, Kur`an-ı Kerim tilaveti ile yapıldı. Daha sonra şehitlerle ilgili sinevizyon gösterimine geçildi. Sinevizyon gösteriminde, asrımız şehidlerinden Hasan El-Benna, Şeyh Ahmed Yasin, Abdullah Azam, Malkom X, Şeyh Said, İskilifli Atıf Hoca, Metin Yüksel, Molla Zeki, Ubeydullah Durna ve Mavi Marmara Gemisi şehitlerinin şahadet olayları kısaca işlendi.</div>
<div>Daha sonra kürsüye gelen İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu Sözcüsü İsa Emre, şehadet konulu kısa bir açılış ve selamlama konuşması yaptı. Program; Grup Özlem sanatçılarının şehadet üzerine söylediği Türkçe-Kürtçe ilahi ve ezgilerle devam etti.</div>
<div><strong>Şehadet Şubat Ayına Has Bir Şey Değildir </strong><br />
Geceye konuşmacı olarak katılan Doğruhaber Gazetesi Yazarlarından Said Şahin, sözlerine hamd ve selamla başladı. Şehadet ayı münasebeti ile burada şehadeti konuşacağız diye sözlerine devam eden Şahin; &#8220;Burada Allah yolunda mal vermiş, kan vermiş, can vermişleri konuşacağız. Onlar canlarını verdi bizler ise onları anlatmaya çalışacağız. Rabbim onları ve can verdikleri bu davayı hakkıyla anlatabilmeyi nasip etsin. Programın başında verilen sinevizyon gösteriminde Şubat ayı şehitleri anlatıldı. Bu kısa zamanda şehitlerin tümünü anlatmak, bu zamana sığdırmak zaten mümkün değil. Zaten şehadet, Şubat ayına has bir şey de değildir. Şehadet, sadece günümüze yakın bir zaman dilimine de has bir şey değildir&#8221; dedi.</div>
<div><strong>Şehitler Kervanı Kabil`in Habil`i Şehit Etmesiyle Yola Koyuldu </strong><br />
Şehadet tarihinden de bahseden Şahin; &#8220;Şehadet, Hz Adem`in oğulları Habil ve Kabil hadisesiyle başladı. Bunlardan Habil, Allah`a yönelmiş, Allah`ın taraftarı Hizbullah olmuş; diğeri Kabil, şeytana uymuş, Hizbuşşeytan olmuş ve kardeşini şehit etmiş. Şehitler kervanı Kabil`in Habil`i şehit etmesiyle yola çıktı. Bu yoldan nice peygamberler, Allah dostları yürüdü. Zekeriya ile Yahya Peygamberler yürüdü. Şehidler efendisi Hz Hamza yürüdü. Peygamber torunu cennet gençlerinin efendileri Hasan ve Hüseyin yürüdü. Şu günümüze kadar bu kervan yoluna devam etti. Hizbullahla Hizbuşşeytan, Hakla batıl, hayırlılarla şerlilerin mücadelesi sürdükçe bu kervan durmayacaktır. Şu an burada konuşurken bile dünyanın değişik yerlerinde bu bahsettiklerim yaşanıyor, şehitler veriliyor. Yeryüzünde Yezidler olduğu müddetçe onlara karşı duran Hüseyinlerde var olacaktır&#8221; dedi.</div>
<div><strong>Şehadet: Allah`a Verilen Söze Sadık Olmaktır </strong><br />
Kuran`da şehidlerin ölmediğinin müjdelendiğini ifade eden Şahin; &#8220;Allah, şehitlerin ölmediğini, şimdi cennette rızıklar içerisinde sevinç içerisinde bulunduklarını ve geride kalanlara bunu müjde olarak vermek istediklerini ferman buyuruyor. Şehitler bu mertebeyi gördükten sonra tekrar diriltilmeyi ve tekrar şehit edilmeyi murad ediyorlar ve bunun böylece kıyamete kadar sürmesini istiyorlar. Şehadet demek Allah`a verilen söze sadık olmak demektir. Bir savaştan sonra peygamber efendimiz, ganimetleri ashab arasında pay ediyor. Bir ashap payına düşen ganimeti alarak Allah Resulünün huzuruna çıkıyor. Ben bunun için değil boynuma isabet eden bir okla şehid olmak için savaştım, diyor. Ve savaş tekrar kızışınca bu sahabe boynundan vurularak şehid oluyor. Onun bu halini gören Allah Rasülü, bu arkadaşınız Allah`a sadıktı. Doğru söylüyordu, buyurdu&#8221; şeklinde konuştu.</div>
<div><strong>Atıf Hoca Şehadet Aşkıyla Savunmasını Yırtıyor </strong><br />
Ashaptan günümüze birçok şehadet tablosu sunan Şahin; &#8220;İskilifli Atıf Hoca şapka kanunu bahane edilerek istiklal mahkemesi tarafından yargılanıyor ve infaz edilecek. Gece oturup savunma yazmak isterken uykuya dalıyor. Resülullah (SAV) rüyasına gelerek diyor ki; `Be mübarek biz, seni beklerken sen bize gelmek istemiyor musun? Atıf Hoca uyanınca önündeki savunmasını yırtıyor. Mahkeme karşısına çıkarak elbette zalimlerle hesaplaşacağımız gün gelecektir diye haykırıyor&#8221; dedi.</div>
<div>Şehadet kelimesinin son zamanlarda içinin boşaltılarak kullanıldığına dikkat çeken Şahin, asıl şehidlerin Allah yolunda katledilenler olduğunun altını çizdi.</div>
<div>Sohbetin ardından ilahi ve ezgilerle devam eden program; Salih Demir Hoca tarafından okunan dua ile son buldu. Salonu dolduran izleyiciler, yaklaşık 3 saat süren etkinliği son anına kadar ilgiyle izledi.</div>
<div>Programın sonunda Şehadet Gecesi Etkinliği`nin amacına ulaştığını ve gecenin yoğun katılımla ve oldukça güzel geçtiğini belirten Akdeniz İnsani Hürriyetler ve İnanç Platformu yetkilileri, organizasyonda emeği geçenler ile katılan izleyicilere teşekkür ettiler.</div>
<div>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/1.jpg" alt="" /> <img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/2.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/3.jpg" alt="" /> <img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/4.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/5.jpg" alt="" /> <img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/6.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/7.jpg" alt="" /> <img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/8.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/9.jpg" alt="" /> <img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/10.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/11.jpg" alt="" /> <img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/12.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/13.jpg" alt="" /> <img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/14.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/15.jpg" alt="" /> <img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photogallery/320/16.jpg" alt="" /></p>
<p><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photo/33782.jpg" alt="" width="632" height="474" /></p>
</div>
<div><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photo/33783.jpg" alt="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photo/33783.jpg" width="624" height="468" /></div>
<div><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photo/33782.jpg" alt="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photo/33782.jpg" width="623" height="466" /></div>
<div><img src="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photo/33781.jpg" alt="http://www.ilkehaberajansi.com.tr/images/photo/33781.jpg" width="624" height="467" /></div>
<div><strong>(Ayhan Kaya &#8211; İLKHA)</strong></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/adanada-sehadet-gecesine-yogun-ilgi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bulanık Davasında Beraat İstemi</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/bulanik-davasinda-beraat-istemi/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/bulanik-davasinda-beraat-istemi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 11:10:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13045</guid>
		<description><![CDATA[15 Aralık 2009 günü Muş&#8217;un Bulanık ilçesinde meydana gelen olayda DTP’nin kapatılmasına tepki göstermek isteyen göstericiler, kepenk kapatma eylemine karşı çıkarak kepenk indirmeyen manifaturacı Turan Bilen’in iş yerine molotof kokteyli atarak yakmak istemişti. İçeride 5 müşterinin bulunmasına rağmen gaz bombası da atan göstericilerden kendisini korumak isteyen Bilen, ruhsatlı Kaleşnikof marka silahıyla ateş açmıştı. Olayda terör örgütü sempatizanı oldukları tespit edilen Kemal Ağca ile Necmi Oral hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı. Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülen davada savcı Halis Özmen, olayın meşru müdafaa sonucu gerçekleştiğine kanaat getirerek, sanıkların beraatlarını talep etti. Ankara Adliyesi 9. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülen Bulanık Davası’na devam edildi. Meşru müdafaa kapsamında kasten adam öldürmek ve birçok kişiyi nitelikli yaralamak suçlarından...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/bulanık.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-13046" title="bulanık" src="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/bulanık.jpg" alt="" width="320" height="220" /></a>15 Aralık 2009 günü Muş&#8217;un Bulanık ilçesinde meydana gelen olayda DTP’nin kapatılmasına tepki göstermek isteyen göstericiler, kepenk kapatma eylemine karşı çıkarak kepenk indirmeyen manifaturacı Turan Bilen’in iş yerine molotof kokteyli atarak yakmak istemişti. İçeride 5 müşterinin bulunmasına rağmen gaz bombası da atan göstericilerden kendisini korumak isteyen Bilen, ruhsatlı Kaleşnikof marka silahıyla ateş açmıştı. Olayda terör örgütü sempatizanı oldukları tespit edilen Kemal Ağca ile Necmi Oral hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı.</p>
<p>Ankara 9. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülen davada savcı Halis Özmen, olayın meşru müdafaa sonucu gerçekleştiğine kanaat getirerek, sanıkların beraatlarını talep etti.</p>
<p>Ankara Adliyesi 9. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;nde görülen Bulanık Davası’na devam edildi. Meşru müdafaa kapsamında kasten adam öldürmek ve birçok kişiyi nitelikli yaralamak suçlarından yargılanan sanıkların duruşmasına Turan ve Metin Bilen ile mağdur ailelerin avukatları da katıldı. Bilen kardeşlerin avukatı Av. Mustafa Remzi Toprak, yaptığı bir buçuk sayfalık savunmasında söz konusu olayın göstericilerin ağır tahriki ve saldırısı sonucu gerçekleştiğini ve olayda meşru müdafaa olduğuna dikkat çekerek müvekkillerinin beraatlarını talep etti. Davanın savcısı Halis Özmen de mütalaasında, olayın ağır tahrik ve iş yerine saldırı sonucunda gerçekleşip sanık Turan Bilen’in kendisini korumak için silah kullanmak zorunda kaldığını vurgulayarak, meşru müdafaadan beraatlarını istedi. Bunun üzerine mahkeme heyeti, davayı 4 Nisan tarihine erteledi.</p>
<p>Bilen kardeşlerin avukatı Mustafa Remzi Toprak, silah kullanımının meşru müdafaadan kaynaklandığını yineleyerek, savcının mütalaasına harfiyen katıldıklarını kaydetti. Av. Toprak ayrıca adli emanette bulunan Kaleşnikof ve Browning marka silahların iadesini talep ettiğini de sözlerine ekledi.</p>
<p>15 Aralık 2009 günü Muş&#8217;un Bulanık ilçesinde meydana gelen olayda DTP’nin kapatılmasına tepki göstermek isteyen göstericiler, kepenk kapatma eylemine karşı çıkarak kepenk indirmeyen manifaturacı Turan Bilen’in iş yerine molotof kokteyli atarak yakmak istemişti. İçeride 5 müşterinin bulunmasına rağmen gaz bombası da atan göstericilerden kendisini korumak isteyen Bilen, ruhsatlı Kaleşnikof marka silahıyla ateş açmıştı. Olayda terör örgütü sempatizanı oldukları tespit edilen Kemal Ağca ile Necmi Oral hayatını kaybetmiş, 8 kişi de yaralanmıştı.</p>
<p>Muş Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmesi gereken dava, valiliğin güvenlik uyarısı gerekçesiyle Yargıtay 5&#8242;inci Ceza Dairesi’nin kararıyla Samsun 1. Ağır Ceza Mahkemesi&#8217;ne alınmıştı. İlk duruşması 12 Nisan 2010&#8242;da yapılan davayı izlemek için Samsun&#8217;a gelen Diyarbakır Eski Milletvekili Aysel Tuğluk, BDP Grup Başkanı ve Muş Milletvekili Nuri Yaman, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, BDP Bitlis Milletvekili Mehmet Nezir Karabaş ve Muş Baro Başkanı Sabahattin Göçmen ile adliye binasına gelen DTP eski Eşbaşkanı Ahmet Türk, çıkışta yumruklu saldırıya uğramıştı. Avukatların başvurusu üzerine Yargıtay 5&#8242;inci Ceza Dairesi, 4 Mayıs 2010’da davanın Ankara’da görülmesine karar vermişti.<strong>(CİHAN)</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/bulanik-davasinda-beraat-istemi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kral, Suudi Arabistan&#8217;a Katılmayı Onayladı</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/kral-suudi-arabistana-katilmayi-onayladi/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/kral-suudi-arabistana-katilmayi-onayladi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 11:04:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13040</guid>
		<description><![CDATA[El Alem televizyonunun haberine göre Cenadiriye Kültür Festivali çerçevesinde Suudi Kralı Abdullah’la bir araya gelen Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al-i Halife, Bahreyn’in Suudi Arabistan’a ait bir federal bölge haline getirilmesini kabul etti. Bahreyn yönetiminin resmi yayın organı niteliğindeki el-Eyyam gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Necib el-Ahmer’in de bu haberi doğrulayarak bu durumun bir deklarasyonla Bahreyn Kralı tarafından ilan edileceğini açıkladığı bildirildi. Kardeşi Bahreyn Kralı Halife’nin danışmanlığını yapan el-Eyyam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Necib el-Ahmer, Bahreyn’in Suudi Arabistan’a katılmasını öngören anlaşmanın Suudi Arabistan’da düzenlenen Cenadiriye toplantısında koordine edildiğini belirterek, bu konuyla ilgili olarak daha önce de birçok kez görüşmeler yapıldığını söyledi. Bahreyn Kralı Hamad bin İsa’nın Suudi Kralı Abdullah’ın önerisi üzerine konuyu incelemeye aldığını; ancak halkın...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><a href="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/bahreyn-suud.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-13043" title="bahreyn-suud" src="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/bahreyn-suud.jpg" alt="" width="320" height="220" /></a>El Alem televizyonunun haberine göre Cenadiriye Kültür Festivali çerçevesinde Suudi Kralı Abdullah’la bir araya gelen Bahreyn Kralı Hamad bin İsa Al-i Halife, Bahreyn’in Suudi Arabistan’a ait bir federal bölge haline getirilmesini kabul etti.</p>
<p>Bahreyn yönetiminin resmi yayın organı niteliğindeki el-Eyyam gazetesinin Genel Yayın Yönetmeni Necib el-Ahmer’in de bu haberi doğrulayarak bu durumun bir deklarasyonla Bahreyn Kralı tarafından ilan edileceğini açıkladığı bildirildi.</p>
<p>Kardeşi Bahreyn Kralı Halife’nin danışmanlığını yapan el-Eyyam gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Necib el-Ahmer, Bahreyn’in Suudi Arabistan’a katılmasını öngören anlaşmanın Suudi Arabistan’da düzenlenen Cenadiriye toplantısında koordine edildiğini belirterek, bu konuyla ilgili olarak daha önce de birçok kez görüşmeler yapıldığını söyledi.</p>
<p>Bahreyn Kralı Hamad bin İsa’nın Suudi Kralı Abdullah’ın önerisi üzerine konuyu incelemeye aldığını; ancak halkın Suudi yönetimine olan tepkisi ve Suudi Arabistan’a katılma planının yasa dışılığı sebebiyle konunun şimdiye kadar gizli tutulduğunu söyledi.</p>
<p>Hukuk uzmanları, planın uygulamaya konulabilmesi için Suudi Arabistan’la birleşme kararının referanduma sunulması gerektiğini belirtiyorlar.</p>
<p><strong>(YDH)</strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/kral-suudi-arabistana-katilmayi-onayladi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Türk dış politikası yeniden ABD ekseninde&#8217;</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/turk-dis-politikasi-yeniden-abd-ekseninde/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/turk-dis-politikasi-yeniden-abd-ekseninde/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:55:50 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13036</guid>
		<description><![CDATA[İngiltere&#8217;de yayımlanan Financial Times gazetesindeki bir yorumda, Türkiye&#8217;nin dış politikasının yeniden ABD eksenine oturduğu belirtildi. Daniel Dombey imzalı yazıda Türkiye dış politikasının Batılı devletlerin dış politikasıyla birkaç yıl öncesine göre çok daha uyumlu olduğu fikri işleniyor. Türkiye&#8217;nin geçmişte, &#8220;komşularla sıfır sorun&#8221; siyaseti çerçevesinde otoriter rejimlerle iyi geçindiği belirten yazar, bu durumun değiştiğini savunuyor ve şöyle devam ediyor: Ankara&#8217;nın son altı ay içinde, şiddete son verip reformlar başlatma önerisini reddeden Esad&#8217;a karşı sabrı tükendi. Irak başbakanı Nuri el-Maliki ile kavgalı hale gelindi ve Tahran&#8217;la ilişkiler, İran&#8217;ın Türkiye&#8217;ye yerleştirilen NATO radar üssüne tepki vermesinin gölgesinde kaldı. Sonuçta tüm bunlar Türkiye&#8217;yi Washington&#8217;a daha yakın hale getirdi.&#8221; Esad&#8217;ın devrilmesine endeksli dış politika Financial Times, Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın bir zamanlar...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h2><a href="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/649060_detay.jpg"><img class="alignleft size-full wp-image-13037" title="davutoğlu clinton" src="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/649060_detay.jpg" alt="" width="290" height="298" /></a>İngiltere&#8217;de yayımlanan Financial Times gazetesindeki bir yorumda, Türkiye&#8217;nin dış politikasının yeniden ABD eksenine oturduğu belirtildi.</h2>
</div>
<p>Daniel Dombey imzalı yazıda Türkiye dış politikasının Batılı devletlerin dış politikasıyla birkaç yıl öncesine göre çok daha uyumlu olduğu fikri işleniyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin geçmişte, &#8220;komşularla sıfır sorun&#8221; siyaseti çerçevesinde otoriter rejimlerle iyi geçindiği belirten yazar, bu durumun değiştiğini savunuyor ve şöyle devam ediyor:</p>
<p>Ankara&#8217;nın son altı ay içinde, şiddete son verip reformlar başlatma önerisini reddeden Esad&#8217;a karşı sabrı tükendi. Irak başbakanı Nuri el-Maliki ile kavgalı hale gelindi ve Tahran&#8217;la ilişkiler, İran&#8217;ın Türkiye&#8217;ye yerleştirilen NATO radar üssüne tepki vermesinin gölgesinde kaldı. Sonuçta tüm bunlar Türkiye&#8217;yi Washington&#8217;a daha yakın hale getirdi.&#8221;</p>
<p>Esad&#8217;ın devrilmesine endeksli dış politika</p>
<p>Financial Times, Başbakan Tayyip Erdoğan&#8217;ın bir zamanlar yakın müttefiki olan Esad&#8217;ın görevi bırakması çağrısının başını çektiğini, hatta dış politikasını Suriye&#8217;de rejim değişikliğine endeksleyerek riske attığını da belirtiyor.</p>
<p>Gazeteye göre, Irak Başbakanı el Maliki ile sorunlar ise, Şii siyasetçinin Iraklı Sünni siyasetçilere karşı adımlarıyla bağlantılı. Ankara&#8217;nın İran konusundaki tutumu ise Amerika Birleşik Devletleri&#8217;nin İran&#8217;ın bir gün nükleer füzeler kullanması durumuna hazırlığı öngören dış siyasetiyle aynı eksende.</p>
<p>ABD&#8217;nin Türkiye&#8217;ye ihtiyacı var Yazar, Başkan Barack Obama&#8217;nın &#8220;arkada durarak öncülük etme&#8221; yaklaşımı çerçevesinde, Türkiye&#8217;nin Orta Doğu&#8217;daki tutumuna ihtiyaç duyduğunu söylüyor.</p>
<p>Türkiye Amerika&#8217;nın, Amerika ise Türkiye&#8217;nin &#8220;Esad rejiminin devrilmesi için neleri yapmaya hazır olduğunu tartıyor&#8221; diyen Dombey, Ankara&#8217;nın, Beşar el-Esad&#8217;ın yalnızca siyasi muhaliflerine değil, silahlı isyancılara da ev sahipliği yaptığına dikkati çekiyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/turk-dis-politikasi-yeniden-abd-ekseninde/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Abhazya liderine suikast girişimi</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/abhazya-liderine-suikast-girisimi/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/abhazya-liderine-suikast-girisimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:53:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13033</guid>
		<description><![CDATA[Abhazya&#8217;nın devlet başkanı Aleksander Ankvab&#8217;a suikast girişiminden kurtulduğu, iki korumasının ise öldüğü bildirildi Gürci stan&#8217;dan tek yanlı bağımsızlığını ilan eden Abhazya&#8217;nın devlet başkanı Aleksandr Ankvab&#8217;a suikast girişiminde bulunulduğu bildirildi. Associated Press haber ajansına göre, Ankvab saldırıdan yara almadan kurtulurken, iki koruması hayatını kaybetti. Habere göre, Abhazya liderinin aracının geçişi sırasında yere döşeli mayın patlatıldı, ardından konvoyu makineli tüfekle tarandı. Yerel polis Ankvab&#8217;ın saldırıda yara almadığını, ancak ağır yaralanan iki korumasının hastanede hayatını kaybettiğini duyurdu. Gelecek ay yapılması planlanan milletvekilliği seçimlerinden hemen önce gerçekleştirilen saldırının sorumluluğunu üstlenen olmadı. Ağustos ayında devlet başkanlığına seçilen Ankvab daha önce de 4 ayrı suikast girişiminden kurtulmuştu. &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<div>
<p><img class="alignleft" title="Aleksander-Ankvab" src="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2012/02/Aleksander-Ankvab.jpg" alt="" width="320" height="220" />Abhazya&#8217;nın devlet başkanı Aleksander Ankvab&#8217;a suikast girişiminden kurtulduğu, iki korumasının ise öldüğü bildirildi</p>
<p>Gürci stan&#8217;dan tek yanlı bağımsızlığını ilan eden Abhazya&#8217;nın devlet başkanı Aleksandr Ankvab&#8217;a suikast girişiminde bulunulduğu bildirildi.</p>
</div>
<p>Associated Press haber ajansına göre, Ankvab saldırıdan yara almadan kurtulurken, iki koruması hayatını kaybetti.</p>
<p>Habere göre, Abhazya liderinin aracının geçişi sırasında yere döşeli mayın patlatıldı, ardından konvoyu makineli tüfekle tarandı.</p>
<p>Yerel polis Ankvab&#8217;ın saldırıda yara almadığını, ancak ağır yaralanan iki korumasının hastanede hayatını kaybettiğini duyurdu.</p>
<p>Gelecek ay yapılması planlanan milletvekilliği seçimlerinden hemen önce gerçekleştirilen saldırının sorumluluğunu üstlenen olmadı.</p>
<p>Ağustos ayında devlet başkanlığına seçilen Ankvab daha önce de 4 ayrı suikast girişiminden kurtulmuştu.</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/abhazya-liderine-suikast-girisimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kur&#8217;an-ı Kerim protestolarında 1 kişi öldü</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/kuran-i-kerim-protestolarinda-1-kisi-oldu/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/kuran-i-kerim-protestolarinda-1-kisi-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:51:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13030</guid>
		<description><![CDATA[Afganistan’da Kur’an-ı Kerim protestolarına silahla karşılık verildi. Olayda en az bir kişi hayatını kaybetti; 20 kişi de yaralandı Afganistan&#8217;dali NATO üssünde Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in yakılmasına karşı tepkiler büyüyor. Afganlılar dünden buyana tepkilerini ortaya koyarak gösteriler düzenliyor. El Menar&#8217;ın haberine göre Afganistan&#8217;da Kur&#8217;an-ı Kerim protestolarına silahla karşılık verildi. Olayda en az bir kişi hayatını kaybetti; 20 kişi de yaralandı. &#160;]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><img title="Kur'an-ı Kerim protestolarında 1 kişi öldü" src="http://www.pressmedya.com/resim/250x190/2012/02/22/kuran4.jpg" alt="Kur'an-ı Kerim protestolarında 1 kişi öldü" /></div>
<div>
<h2>Afganistan’da Kur’an-ı Kerim protestolarına silahla karşılık verildi. Olayda en az bir kişi hayatını kaybetti; 20 kişi de yaralandı</h2>
</div>
<div>
<p>Afganistan&#8217;dali NATO üssünde Kur&#8217;an-ı Kerim&#8217;in yakılmasına karşı tepkiler büyüyor. Afganlılar dünden buyana tepkilerini ortaya koyarak gösteriler düzenliyor.</p>
<p>El Menar&#8217;ın haberine göre Afganistan&#8217;da Kur&#8217;an-ı Kerim protestolarına silahla karşılık verildi. Olayda en az bir kişi hayatını kaybetti; 20 kişi de yaralandı.</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/kuran-i-kerim-protestolarinda-1-kisi-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İngiltere Somali&#8217;yi işgale hazırlanıyor</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/ingiltere-somaliyi-isgale-hazirlaniyor/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/ingiltere-somaliyi-isgale-hazirlaniyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:49:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Afrika]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13026</guid>
		<description><![CDATA[Batı, Somali&#8217;nin petrolüne gözünü dikti. İngiliz medyası, Somali&#8217;ye askeri operasyonun yolunu yapıyor. Somali&#8217;yi işgal için, her zaman olduğu gibi &#8220;terörle mücadele&#8221; söylemleri kullanılıyor. -26 Aralık 2011 Pazartesi İngiltere, Afrika&#8217;da petrol savaşına hazırlanıyor. Başbakan David Cameron, Somali&#8217;nin İngiltere&#8217;nin çıkarları ve güvenliği için bir tehdit olduğunu açıkladı. İngiltere bu gerekçeleri öne sürerek Afrika&#8217;da bir petrol savaşına hazırlanıyor. Libya&#8217;daki rejim değişikliğini Nato güçlerinin bir başarısı olarak gören İngiltere, şimdi petrol zengini diğer Ortadoğu ve Afrika ülkelerine &#8220;insani işgal&#8221; planları yapıyor. İngiltere&#8217;nin Uluslararası Kalkınma Bakanı Andrew Mitchell, bir kez daha Somali&#8217;yi hedef alan açıklamalar yaptı. Mitchell, Somali&#8217;nin terör yatağı olduğunu iddia etti ve bu ülkenin, İngiltere&#8217;nin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturduğunu öne sürdü. Bakan, &#8220;Bu ülke fonksiyonel olarak en bozuk...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Batı, Somali&#8217;nin petrolüne gözünü dikti. İngiliz medyası, Somali&#8217;ye askeri operasyonun yolunu yapıyor. Somali&#8217;yi işgal için, her zaman olduğu gibi &#8220;terörle mücadele&#8221; söylemleri kullanılıyor.</h2>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.vahdethaber.com/upload/resimler/haber/20111226105256-b.jpg" alt="" width="570" height="270" /></p>
<div>-26 Aralık 2011 Pazartesi</div>
<div></div>
<p>İngiltere, Afrika&#8217;da petrol savaşına hazırlanıyor.</p>
<p>Başbakan David Cameron, Somali&#8217;nin İngiltere&#8217;nin çıkarları ve güvenliği için bir tehdit olduğunu açıkladı. İngiltere bu gerekçeleri öne sürerek Afrika&#8217;da bir petrol savaşına hazırlanıyor.</p>
<p>Libya&#8217;daki rejim değişikliğini Nato güçlerinin bir başarısı olarak gören İngiltere, şimdi petrol zengini diğer Ortadoğu ve Afrika ülkelerine &#8220;insani işgal&#8221; planları yapıyor.</p>
<p>İngiltere&#8217;nin Uluslararası Kalkınma Bakanı Andrew Mitchell, bir kez daha Somali&#8217;yi hedef alan açıklamalar yaptı. Mitchell, Somali&#8217;nin terör yatağı olduğunu iddia etti ve bu ülkenin, İngiltere&#8217;nin güvenliğine doğrudan tehdit oluşturduğunu öne sürdü. Bakan, &#8220;Bu ülke fonksiyonel olarak en bozuk ülkelerden biri olduğu için buradaki varlığımızı derinleştirebiliriz&#8221; dedi.</p>
<p>Savaşlar, doğal afetlerle hep gündeme gelen Somali görünüşte fakir bir ülke, ancak aslında işlenmemiş çok fazla petrol ve gaz rezervine sahip. Bunun yanında uranyum, demir ve çinko bakımından da çok zengin bir ülke.</p>
<p>Dünya Bankası raporlarına göre Somali, Afrika&#8217;nın, işletilmeyen en fazla petrol rezervine ikinci ülkesi. Puntland bölgesi kendi başına 5-10 milyar varil petrol üretebilecek kapasitede.</p>
<p>Analistlerin yorumları ülkelerin terör açıklamalarının gerekçelerini çok iyi aktarıyor aslında. Analistlere göre batılı petrol şirketleri diğer bölgelerde petrol arayışına çıkma planları yaparken, politikacılar da bu bölgelerin işgali için &#8220;teröre karşı savaş&#8221; hikayesini sık sık kullanmaya başlayacaklar. Böylece savaşı empoze ederek, ülkede daha çok sondaj yapılmasının önünü açacaklar.</p>
<p>İngiliz televizyonu BBC konuyla ilgili propaganda yayınlarına başladı bile. BBC ülkedeki &#8220;insani krizin&#8221; sebeplerinin &#8220;terörizm ve militanlar&#8221; olduğu yorumlarını yapıyor.</p>
<p>İnsanları hayat için mücadele eden portrelerle gösteriyor, militanları da Somali halkının düşmanları gibi yansıtıyor.</p>
<p>Medya şu anda, Somalili sivilleri kurtarmak için askeri operasyonun gerekli olduğu imajını yaratmaya çalışıyor ve askeri operasyonun yolunu yapıyor.</p>
<p>İngiltere&#8217;de Somali konulu bir konferans düzenlenecek. Savaşın devam ettiği ülkede, &#8220;terörizm ile savaş&#8221; bahane edilerek yeni kararlar alınacak.</p>
<p>Somali&#8217;den temsilciler, Etiyopya, Kenya, Uganda ve ABD de bu konferansa katılacak.</p>
<p>İngiltere Dışişlerinin açıklamasına göre bu konferansta, Somali&#8217;de koordineli ve sürekli bir uluslararası liderliğin temelleri atılacak, uluslararası partnerler biraraya getirilecek.</p>
<p>Somali etrafında çalınan savaş davullarının sesleri artarken, analistler Somali&#8217;nin, batılı bir hükümet ve idarenin empoze edileceği yeni cephe olacağı yorumlarını yapıyor.</p>
<p><strong>PRESS MEDYA</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/ingiltere-somaliyi-isgale-hazirlaniyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Önce Yardım Çağrısı Şimdi Savaş Çığırtkanlığı!</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/bm-somalide-kilerin-karnini-kursunla-doyuracak/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/bm-somalide-kilerin-karnini-kursunla-doyuracak/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:46:39 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13023</guid>
		<description><![CDATA[Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, bugün Somali&#8217;de konuşlanan Afrika Birliği (AU) askerlerinin sayısının artırılması için oylamaya gidiyor. BBC&#8217;ye açıklama yapan bir diplomat, tasarı geçerse asker sayısının 12 binden 17 bin 731&#8242;e çıkarılacağını söyledi. Güvenlik Konseyi&#8217;ndeki Somali oylamasının, Londra&#8217;da düzenlenecek Uluslararası Somali Konferansı&#8217;ndan önce yapılması dikkat çeki. İngiltere Başbakanı David Cameron da konferans öncesi BBC&#8217;ye yaptığı açıklamada, &#8221; Eş Şebab militanları açık bir tehdit haline gelmiştir&#8221; dedi. El Kaide örgütü ile bağlantısının çok net olduğunu belirten Cameron, Şebab&#8217;ın sadece Somali&#8217;de değil, Somali dışında da şiddeti yaydığını öne sürdü. Afrika Boynuzu&#8217;nda 1991&#8242;den beri merkezi hükümetin yokluğundan yararlanan Eş Şebab, halihazırda Somali&#8217;nin güney ve orta kesimlerinde kontrolü elinde tutuyor. Press Medya&#8217;da Aralık ayında yayınlanan bir haberde, İngiltere&#8217;nin &#8220;terör&#8221;...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h2><a href="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2011/08/somali-açlık.gif"><img class="alignleft size-full wp-image-6458" title="somali-açlık" src="http://ittihadiislam.com/wp-content/uploads/2011/08/somali-açlık.gif" alt="" width="320" height="220" /></a>Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi, bugün Somali&#8217;de konuşlanan Afrika Birliği (AU) askerlerinin sayısının artırılması için oylamaya gidiyor.</h2>
</div>
<p>BBC&#8217;ye açıklama yapan bir diplomat, tasarı geçerse asker sayısının 12 binden 17 bin 731&#8242;e çıkarılacağını söyledi.</p>
<p>Güvenlik Konseyi&#8217;ndeki Somali oylamasının, Londra&#8217;da düzenlenecek Uluslararası Somali Konferansı&#8217;ndan önce yapılması dikkat çeki. İngiltere Başbakanı David Cameron da konferans öncesi BBC&#8217;ye yaptığı açıklamada, &#8221; Eş Şebab militanları açık bir tehdit haline gelmiştir&#8221; dedi. El Kaide örgütü ile bağlantısının çok net olduğunu belirten Cameron, Şebab&#8217;ın sadece Somali&#8217;de değil, Somali dışında da şiddeti yaydığını öne sürdü.</p>
<p>Afrika Boynuzu&#8217;nda 1991&#8242;den beri merkezi hükümetin yokluğundan yararlanan Eş Şebab, halihazırda Somali&#8217;nin güney ve orta kesimlerinde kontrolü elinde tutuyor.</p>
<p>Press Medya&#8217;da Aralık ayında yayınlanan bir haberde, İngiltere&#8217;nin &#8220;terör&#8221; söylemlerini kullanarak Somali&#8217;yi işgale ve bir petrol savaşına hazırlandığı aktarılmıştı.</p>
<h1><a href="http://ittihadiislam.com/?p=13026">İngiltere Somali&#8217;yi işgale hazırlanıyor</a></h1>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/bm-somalide-kilerin-karnini-kursunla-doyuracak/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Erbakan 28 Şubat kararlarını imzalamamış!&#8217;</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/erbakan-28-subat-kararlarini-imzalamamis/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/erbakan-28-subat-kararlarini-imzalamamis/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:39:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13020</guid>
		<description><![CDATA[Önümüzdeki günlerde yayınlanacağı iddia edilen bir belgenin Erbakan&#8217;ın 28 Şubat kararlarını imzalamadığını ortaya çıkaracağı belirtildi. Erbakan, tam 15 yıldır 28 Şubat kararlarını imzalayarak dik durmadığı iddiasıyla eleştirilerin hedefi oldu. Ancak önümüzdeki günlerde yayınlanacağı iddia edilen bir belgenin Erbakan&#8217;ın 28 Şubat kararlarını imzalamadığını ortaya çıkaracağı belirtildi. Bu çarpıcı iddia Mehmet Ali Birand&#8217;ı konuk eden gazeteci Cüneyt Özdemir&#8217;den geldi. Türkiye siyasetinin en önemli dönüm noktaları ile ilgili tarihi özelliğe sahip çok önemli açıklama gazeteci Cüneyt Özdemir&#8217;den geldi: &#8220;Necmettin Erbakan, 28 Şubat 1997&#8242;de yapılan Milli Güvenlik Kurulu kararlarına imza atmadı.&#8221; Bu &#8220;çok özel&#8221; bilginin belgesine kendisinin de bir gazeteci arkadaşı vasıtasıyla yakın zamanda ulaştığını söyleyen Özdemir, belgeyi gördüğünü ve belgede Erbakan&#8217;ın imzasının olmadığını söyledi. 28 Şubat kararları olarak...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2 style="text-align: left;">Önümüzdeki günlerde yayınlanacağı iddia edilen bir belgenin Erbakan&#8217;ın 28 Şubat kararlarını imzalamadığını ortaya çıkaracağı belirtildi.</h2>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter" src="http://www.vahdethaber.com/upload/resimler/haber/2012222013314-b.jpg" alt="'Erbakan 28 Şubat kararlarını imzalamamış!'" width="570" height="270" />Erbakan, tam 15 yıldır 28 Şubat kararlarını imzalayarak dik durmadığı iddiasıyla eleştirilerin hedefi oldu. Ancak önümüzdeki günlerde yayınlanacağı iddia edilen bir belgenin Erbakan&#8217;ın 28 Şubat kararlarını imzalamadığını ortaya çıkaracağı belirtildi. Bu çarpıcı iddia Mehmet Ali Birand&#8217;ı konuk eden gazeteci Cüneyt Özdemir&#8217;den geldi.</p>
<div id="haberMetni">
<p>Türkiye siyasetinin en önemli dönüm noktaları ile ilgili tarihi özelliğe sahip çok önemli açıklama gazeteci Cüneyt Özdemir&#8217;den geldi: &#8220;Necmettin Erbakan, 28 Şubat 1997&#8242;de yapılan Milli Güvenlik Kurulu kararlarına imza atmadı.&#8221;</p>
<p>Bu &#8220;çok özel&#8221; bilginin belgesine kendisinin de bir gazeteci arkadaşı vasıtasıyla yakın zamanda ulaştığını söyleyen Özdemir, belgeyi gördüğünü ve belgede Erbakan&#8217;ın imzasının olmadığını söyledi. 28 Şubat kararları olarak bilinen ve dindarlara baskı uygulamayı amaçlayan maddelerin o belgeye sonradan eklendiğini söyleyen Özdemir&#8217;in açıklamaları, 28 Şubat hakkında belgesel hazırlayan Birand&#8217;ı da şaşırttı.</p>
<p><strong>O BELGE NEDEN ÖNEMLİ?</strong></p>
<p>40 yıllık Milli Görüş hareketinin bölünmesinde en kritik öneme sahip olaylardan biri, Erbakan&#8217;ın 28 Şubat kararlarına imza attığı yalanıdır. &#8220;Dik duramadı, boyun eğdi, 28 Şubat kararlarına imza attı&#8221; gibi ağır ithamlarla yürütülen kirli &#8220;siyasi linç&#8221; kampanyalarına en yakınlarındakilerin dahi yıllarca iştirak ettiği görüldü.</p>
<p>Doğru-Yol Partisinden 50 milletvekili istifa ettirilerek Refah-Yol iktidarı çökertildi. 1998 yılında Refah Partisi kapatılarak, lideri Necmettin Erbakan siyasi yasaklı hale getirildi. Gelişen süreçte parti bölünerek AK Parti kuruldu.</p>
<p>Bugünkü Türkiye&#8217;nin istikametinin belirlenmesinde Erbakan&#8217;a atılan bu iftiranın önemli bir etkisi oldu. Geriye, belirli bir kesime, bir fikriyata ve Müslüman bir lidere atılan bu çamurun ağır vebali kaldı.</p>
<p><strong>İŞTE O TARİHİ GERÇEKTEN BAHSEDİLEN BÖLÜM:</strong></p>
<p><strong>C.Özdemir :</strong> …(Askerler) eski ezberlerden hareket etmiş. 90&#8242;larda birazda bu teknoloji devrimiyle hem Türkiye hem dünya bambaşka bir noktaya gelmişti. Onu görüyorum.</p>
<p><strong>M.A.Birand :</strong> Çok, bambaşka olmuştu… Bir araya getirip hepsini bir arada izlediğin zaman diyorsunuz ki &#8220;Ya yapmasaydınız keşke!.. Hayır. Onu da kontrol edeceğiz, bunu da kontrol edeceğiz…&#8221; Her kontrol etme adımında biraz daha batıyorlar. Ve eğer bugünler görüldüyse, bugün asker etkinliğini kaybettiyse o günlerde başlayan ve tabii AK Parti iktidara geldikten sonraki attıkları adımlarla.</p>
<p><strong>ERBAKAN ASKERLE KAVGA İSTEMİYORDU</strong></p>
<p><strong>M.A.Birand :</strong> Ve ben sana söyleyeyim: Refah Partisi özellikle Erbakan askerle uyuşum istiyordu, askerle kavga istemiyordu. Ve hep örtmeye çalışıyordu, &#8220;Hadi canım, siz çıkarıyorsunuz, medya bütün bunları, bozuyor, benim askerle aram gayet iyi, bana bugün geldiler selam verdiler…&#8221; Hep uyuşmak, hep kapatmak… Çünkü iktidar olmak istiyor, iktidarda kalmak istiyor. Okuyamadılar. Hiç…<br />
<strong>C.Özdemir :</strong> Ama siyasetçiler de okuyamadı</p>
<p><strong>M.A.Birand :</strong> Okuyamadı</p>
<p><strong>C.Özdemir :</strong> İrade sahibi, direnecek, dik duracak siyasetçi de çıkmadı o dönemde</p>
<p><strong>ARINÇ BİLE İNANMAMIŞ</strong></p>
<p>M.A.Birand : İleriki bölümlerde geliyor, Arınç filan onu anlatıyor. Diyor ki &#8220;Orada biz bekledik dik durmasını&#8221; diyor. &#8220;O Milli Güvenlik Kurulu toplantısında Erbakan&#8217;ın paşalara, &#8216;Kusura bakmayın. Hürmetim size çok yüksektir ama ben bunu imzalayamam.&#8217; demesini istedik.&#8221; diyor.</p>
<p><strong>C. Özdemir :</strong> Neyi &#8220;imzalayamam&#8221;, Mehmet Ali Bey?</p>
<p><strong>M.A.Birand :</strong> O 18 maddelik şeyi.. 8 yıllık kesintisiz eğitim, türbandı bilmem neydi daha sıkılacak… (Arınç) &#8220;Çünkü bizim felsefemize aykırı olan herşey önündeydi&#8221; diyor.</p>
<p><strong>TARİHİ OLAYDA ŞOK GERÇEK: ERBAKAN İMZALAMAMIŞTI</strong></p>
<p><strong>C. Özdemir :</strong> Yalnız size çok özel bir şey söyleyeceğim. Belki de ilk kez duyacaksınız. Ben de geçtiğimiz günlerde bir gazeteci meslektaşın göstermesiyle gördüm. Yakında büyük bir haberi patlatacaklar ama onların haberine gölge etmek istemem. Fakat gerçekten Erbakan o Milli Güvenlik Kurulunda 28 Şubat&#8217;ta 18 maddenin altına imza atmamış. Tam tersi, 18 madde sonradan eklenmiş.</p>
<p><strong>M.A.Birand :</strong> Onu bilmiyorum</p>
<p><strong>C. Özdemir :</strong> Çok ilginç bir durum var. Önümüzdeki günlerde…</p>
<p><strong>M.A.Birand :</strong> Olursa onu da(belgesele) alırım…</p>
<p><span style="color: #999999;">Ajanslar</span></p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/erbakan-28-subat-kararlarini-imzalamamis/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;Müslümana değil İslam&#8217;a karşıyım&#8217;</title>
		<link>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/muslumana-degil-islama-karsiyim/</link>
		<comments>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/muslumana-degil-islama-karsiyim/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 10:37:58 +0000</pubDate>
		<dc:creator>ittihadiislam</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manşetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://ittihadiislam.com/?p=13018</guid>
		<description><![CDATA[Hayatları İslam&#8217;la mücadele üzerine kurulu iki ırkçı lideri NTVMSNBC&#8217;den Mustafa Karakuş kaleme aldı. Karakuş, Hollanda&#8217;nın iki ırkçı lideri Pim Fortuyn ve Geert Wilders hakkında şunları yazdı: İki kutuplu bir dünyanın simgesi olan Berlin Duvarı&#8217;nın 9 Kasım 1989&#8242;da yıkılması Sovyetler Birliği güdümündeki Doğu Bloku&#8217;nun sonu oldu. Sosyalizm yerini kapitalizme bırakmıştı. Sovyetler Birliği&#8217;nin dağılması Avrupa&#8217;daki sosyal demokrat partiler ve bu eksende siyaset yapan politikacılar için de önemli bir eşik oldu. Avrupa&#8217;da iktidarda olan sol partiler kan kaybederken sağ partiler güçlenmeye başladı. Irkçı partiler ise siyaset sahnesinde daha çok görünmeye başladı. Doğu Bloku dağılmadan önce sosyal demokrasinin güçlü olduğu ülkelerin başında Hollanda geliyordu. Fakat &#8220;hoşgörü&#8221; dendiğinde akla ilk gelen Avrupa ülkesi Hollanda&#8217;da siyasi dengeler çok çabuk altüst oldu....]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Hayatları İslam&#8217;la mücadele üzerine kurulu iki ırkçı lideri NTVMSNBC&#8217;den Mustafa Karakuş kaleme aldı. Karakuş, Hollanda&#8217;nın iki ırkçı lideri Pim Fortuyn ve Geert Wilders hakkında şunları yazdı:</h2>
<p><img class="aligncenter" src="http://www.vahdethaber.com/upload/resimler/haber/2012221181701-b.jpg" alt="'Müslümana değil İslam'a karşıyım'" />İki kutuplu bir dünyanın simgesi olan Berlin Duvarı&#8217;nın 9 Kasım 1989&#8242;da yıkılması Sovyetler Birliği güdümündeki Doğu Bloku&#8217;nun sonu oldu. Sosyalizm yerini kapitalizme bırakmıştı. Sovyetler Birliği&#8217;nin dağılması Avrupa&#8217;daki sosyal demokrat partiler ve bu eksende siyaset yapan politikacılar için de önemli bir eşik oldu. Avrupa&#8217;da iktidarda olan sol partiler kan kaybederken sağ partiler güçlenmeye başladı. Irkçı partiler ise siyaset sahnesinde daha çok görünmeye başladı.</p>
<div id="haberMetni">
<p>Doğu Bloku dağılmadan önce sosyal demokrasinin güçlü olduğu ülkelerin başında Hollanda geliyordu. Fakat &#8220;hoşgörü&#8221; dendiğinde akla ilk gelen Avrupa ülkesi Hollanda&#8217;da siyasi dengeler çok çabuk altüst oldu. Sol partiler hızla oy kaybetti, işin tuhaf yanı, onların yitirdiği oylar rakipleri merkez sağa değil daha radikal bir yöne akıyordu. Siyasi söylemlerini yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığı üzerine inşa etmiş, ırkçı politikacılara büyük bir ilgi vardı. Henüz ortada partileri bile olmayan Pim Fortuyn ve Geert Wilders gibi ırkçı politikacılar, kamuoyu yoklamalarında yüzde 20&#8242;lere varan bir desteğe sahip olmuştu.</p>
<p><strong>IRKÇILAR PARLAMENTODA<br />
</strong>Hollanda&#8217;daki ırkçı politikacıların sembol ismi Pim Fortuyn, 2002 yılında genel seçimlere dokuz gün kala, Volkert van der Graaf adlı bir saldırgan tarafından öldürüldü. Graaf, ırkçı politikacı Fortuyn&#8217;u &#8220;yabancı düşmanı&#8221; ve &#8220;İslam karşıtı&#8221; politikaları nedeniyle öldürdüğünü iddia etti. Seçimlerde Fortuyn&#8217;un kendi ismini verdiği partisi Pim Fortuyn Listesi yüzde 17&#8242;lik oy oranıyla 150 sandalyeli Hollanda meclisinde 26 millletvekilinin sahibi oldu. Liderleri öldürülen Pim Fortuyn Listesi, merkez sağ partilerle koalisyon hükümeti kurdu. Koalisyon hükümetindeki anlaşmazlıklar sonucunda ülkede 2003 yılında yeniden seçimlere gidildi. Seçimlerde ırkçı parti Pim Fortuyn Listesi, liderlerini kaybetmenin bedelini ağır ödedi ve meclise sadece 8 millletvekili sokabildi.</p>
<p><strong>İSLAM DÜŞMANI VE İSRAİL HAYRANI<br />
</strong>Aşırı sağcı Pim Fortuyn Listesi seçimlerden ağır bir yenilgi almıştı ancak bu seçmenin ırkçı partilere ilgisinin azaldığı anlamını taşımıyordu. Sadece uygun adayı bulamamışlardı. Zaten bunun için fazla beklemelerine de gerek kalmayacaktı. Pim Fortuyn&#8217;dan daha ırkçı söylemlere sahip ve özellikle Müslümanları hedef alan Geert Wilders imdatlarına yetişmişti. Yeni bir &#8220;ırkçı&#8221; söylem geliştiren Geert Wilders, Avrupa&#8217;daki aşırı sağcı Jean-Marie Le Pen ve Jörg Haider gibi politikacılardan ayrılıyordu. Wilders, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtı politikalarının yanına &#8220;İsrail hayranlığını&#8221; da eklemişti.</p>
<p><strong>NAZİ KURBANI BİR BABANIN OĞLU<br />
</strong>Geert Wilders 1963 yılında Hollanda&#8217;da Almanya sınırına yakın Venlo kentinde doğdu. Katolik bir ailenin dört çocuğundan biri olan Geert Wilders&#8217;in babası Hollandalı, annesi ise Endonezya kökenliydi. Ofis makineleri üreticisi OCE&#8217;de yöneticilik yapan baba Wilders, İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazilerden kaçtı. Savaşın bitmesinden 40 yıl sonra bile Geert Wilders&#8217;in babası o dönemde yaşadığı psikolojik travmaları atlatamadığından sınırda yaşamasına rağmen Almanya tarafına geçip, aynı kabusları tekrar hatırlamak istemedi.</p>
<p><strong>KARAR VERMEDEN ZİYARET ETTİ<br />
</strong>Lise eğitimini Venlo kentinde alan Wilders henüz 18 yaşında aralarında Türkiye&#8217;nin de bulunduğu birçok Arap ülkesine kısa süreli ziyaretler gerçekleştirdi. Askerlik görevinin ardından 1983-84 yılları arasında sigortacı olarak çalışan Wilders, Amsterdam&#8217;da Açık Üniversite&#8217;de hukuk eğitimi almaya başladı. Daha sonra İsrail&#8217;de kırsal bölgelerde kurulan Moshav adlı köylerde yaklaşık iki yıl yaşayan Geert Wilders, çevredeki Arap ülkelerini de ziyaret etmeyi hiçbir zaman aksatmadı.</p>
<p><strong>EN ÖNEMLİ DOST İSRAİL<br />
</strong>Arap ülkelerindeki insanların &#8220;dost&#8221; ve &#8220;yardımsever&#8221; olmasından çok etkilendiğini belirten Wilders, yolculukları sırasında bu ülkelerdeki &#8220;İslamcı&#8221; rejimlerden ise devamlı ürktüğünü söyledi. İsrail&#8217;de yaşadığı dönemde bu ülkeye büyük bir aşk ile bağlandığını dile getiren Geert Wilders, daha sonra kuracağı partisinin en önemli dostu olarak da İsrail&#8217;i ilan etti.</p>
<p><strong>&#8216;MÜLTECİLER ENGELLENSİN&#8217;<br />
</strong>Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi&#8217;ne (VVD) 1989 yılında üye olan Geert Wilders, 1990-1998 yılları arasında partinin sosyal politikalarının belirlenmesinde aktif rol aldığı gibi VVD grubunun meclisteki konuşma metinlerini kaleme aldı. Aynı zamanda partisi VVD ile Macaristan Dostluk Grubu üyesi olan Geert Wilders&#8217;in buradaki görevi ise, Slovakya ve Romanya&#8217;nın Avrupa Birliği üyeliğini engellemekti. VVD Genel Başkanı Frist Bolkestein&#8217;in 8 yıl boyunca parlamento asistanlığını yapan Geert Wilders çalışmalarını dış politika üzerinde yoğunlaştırdı. Hollanda&#8217;nın yoğun bir şekilde göç almasını ve Müslüman kökenli mültecilerin ülkeye girmesinin engellenmesi gerektiğini bir siyasetçi olarak dile getiren ilk Frist Bolkestein olmuştu.</p>
<p><strong>THEO VAN GOGH FIRSAT OLDU<br />
</strong>Özgürlük ve Demokrasi için Halk Partisi&#8217;nden ayrılan Geert Wilders, uzun yıllar asistanlığını yaptığı Frist Bolkestein&#8217;ın ırkçı görüşlerine ise sıkı sıkıya sarıldı. Eylül 2004 yılında daha sonra Özgürlük Partisi (PVV) adını alacak Wilders Grubu&#8217;nu kuran ırkçı lider Geert Wilders, yabancı düşmanlığı ve İslam karşıtlığının yanına bir de Türkiye&#8217;nin AB üyeliğine şiddetle karşı çıkmayı ekledi. İç politikada da popülist bir siyaset izleyen Geert Wilders 2006 parlamento seçimlerinde 150 koltuklu mecliste 9 sandalye kazanmayı başardı. Geert Wilders&#8217;ın ırkçı görüşlerini daha etkili yaymasında yönetmen ve yapımcı Theo van Gogh&#8217;un Faslı Muhammed Bouyeri tarafından öldürülmesi de etkili oldu.</p>
<p><strong>HÜKÜMETTE ETKİLİ<br />
</strong>Wilders doğum yeri Venlo&#8217;da 2009 yılında düzenlediği bir toplantıda &#8220;Başbakan olmak istiyorum&#8221; dedi. &#8220;Zamanı geldiğinde bu gerçekleşecek ve ben başbakanlık koltuğunda oturmaktan büyük onur duyacağım&#8221; diyen Geert Wilders&#8217;in bu hayali 9 Haziran 2010 seçimlerinde gerçekleşmedi ama seçimin asıl galibi o olmuştu. Hollanda parlamentosundaki 150 koltuktan 24 artık ona aitti. Başbakanlık hayalini sürdüren Wilders, yıpranmamak için koalisyon hükümeti içinde yer almadı. Ancak VVD ve CDA&#8217;nın kurduğu koalisyon hükümetine dışardan destek veren ırkçı lider Wilders, bugün mevcut hükümete birçok isteğini yaptırıyor.</p>
<p><strong>ŞİKAYET HATTI<br />
</strong>Geert Wilders&#8217;ın geçtiğimiz hafta Hollanda ve AB siyasetini İslam karşıtlığıyla değil ama Doğu Avrupalılar için şikâyet hattı kurmasıyla meşgul etti. Wilders, Orta ve Doğu Avrupalılardan rahatsız olanların şikayetlerini iletebilmeleri için internet üzerinde açtığı sitede Hollandalılardan, uyuşturucu müptelası, alkolik ve tembel olarak lanse edilen Doğu Avrupalı göçmenlerle ilgili şikayetlerini iletmeleri istiyordu. Siteye çok kısa bir zaman içinde 40 binden fazla şikayet ulaştı. Geert Wilders&#8217;in bu girişimi başta AB üyesi 10 Doğu Avrupa ülkesi olmak üzere Avrupa Parlamentosu&#8217;ndan sert tepki gördü.</p>
<p><strong>&#8216;İLERİ GİDERSE BİR ŞEYLER SÖYLERİM&#8217;<br />
</strong>Doğu Avrupalı 10 büyükelçi ortak bir mektup yayınlayarak, ırkçı lider Wilders&#8217;in şikayet hattının, &#8220;inkar edilemeyecek şekilde ayrımcı ve tahkir edici&#8221; olduğunu belirtti. AP Başkanı Martin Schulz da olaya el koyarak, Hollanda Başbakanı Mark Rutte&#8217;nin 13 Mart&#8217;ta Avrupa Parlamentosu&#8217;na gelerek &#8216;hesap vermeye&#8221; davet etti. Başbakan Rutte, Özgürlük Partisi&#8217;nin koalisyona dışardan verdiği desteği yitirmemek için konuyu geçiştirmekle yetindi. Olayı, &#8220;Hükümetle hiçbir ilgisi yok. Bir siyasi partinin girişimi&#8221; olarak değerlendiren Rutte, “Wilders fazla ileri giderse o zaman bir şey söylerim. PVV’nin her söylemine reaksiyon göstermek bana düşmez” dedi.</p>
<p>K<strong>URAN-I KERİM&#8217;E &#8216;KAVGAM&#8217; BENZETMESİ<br />
</strong>Kuran-ı Kerim&#8217;i Nazi lideri Adolf Hitler&#8217;in &#8220;Kavgam&#8221; kitabına benzeten Hollandalı aşırı sağcı Wilders, İslam karşıtlığını dünyada tanıtmak ve ses getirmek için ilginç bir yönteme başvurdu. Kuran&#8217;ın &#8220;faşist bir kitap&#8221; olarak lanse edildiği 15 dakikalık &#8220;Fitne&#8221; adlı bir belgesel film çeken Geert Wilders dünyayı dolaşarak görüşlerini yaymayı amaçlıyordu. İslam ülkelerinin yoğun baskısı nedeniyle uzun süre bu filmi yayınlama şansı bulamayan Wilders, internet üzerinden birkaç defa yayınlama girişiminde bulundu. Diğer bir yöntem olarak ise, propagandasını yapmak istediği ülkede kendi görüşüne yakın bir milletvekili bularak, kendisini parlamentoya davet ediyor ve film gösterimi yapıldıktan sonra görüşlerini açıklıyordu.</p>
<p><strong>CUMHURİYETÇİLER DE İZLEDİ<br />
</strong>ABD&#8217;de Cumhuriyetçi Parti senatörü Jon Kyl&#8217;ın daveti üzerinde Amerikan Kongresi&#8217;nde &#8220;Fitne&#8221; filmini 40 senatöre izletmeyi başaran Geert Wilders, yaptığı konuşmalarda ise Avrupa Birliği sınırları içinde Kuran&#8217;ın yasaklanmasını ve İslam&#8217;ın yasadışı ilan edilmesini talep ediyor. &#8220;Fitne&#8221; filmi Kuran-ı Kerim&#8217;in kapak görüntüsüyle başlıyor. Daha sonra Hz. Muhammed&#8217;i sarığında bombayla tasvir eden karikatür ekrana geliyor. Kuran&#8217;dan ayetler okunduktan sonra 11 Eylül ve Madrid saldırısı sonrası yerde yatan cesetler gösteriliyor. Filmin sonunda Kuran sayfalarının çevrilişi ve yırtma sesi duyuluyor. Daha sonra ekranda şu yazı beliriyor: &#8220;Duyduğunuz yırtılma sesi bir telefon defterine ait. Kinci ayetlerin bulunduğu sayfalarını yırtmak bana değil, Müslümanlara düşer. İslamlaştırmayı durdurun. Özgürlüğümüzü savunun.&#8221;</p>
<p><strong>ALMANYA İLE DİRSEK TEMASI<br />
</strong>Geert Wilders kurduğu Özgürlük Partisi&#8217;nin görüşlerinin diğer Avrupa ülkelerinde yayılması için de yoğun çaba harcıyor. Avrupa çapında politikalarını İslam karşıtlığı üzerine bina eden parti ve siyasetçilerle sürekli dirsek temasında. Geert Wilders&#8217;in Özgürlük Partisi&#8217;nde olduğu gibi siyasi arenada etkili olmaya çalışan söz konusu partiler, siyasetlerini İslam karşıtlığı ve &#8220;İsrail sevgisi&#8221; üzerine kuruyorlar. Almanya&#8217;daki Özgürlük Partisi&#8217;nin başkanlığını Başbakan Angela Merkel&#8217;in partisinden ayrılan ve federal mecliste milletvekilliği yapan Rene Stadtkewitz yapıyor. Stadtkewitz, geçtiğimiz eylül ayında Berlin eyalet seçimlerinde aday olduğunda, Geert Wilders&#8217;i Berlin&#8217;e davet ederek, oy toplamaya çalıştı. Stadtkewitz, Avrupa&#8217;daki İslam karşıtı hareketin kahramanı Geert Wilders&#8217;in İsrail&#8217;le ilişkilerinden yararlanmaya da başladı.</p>
<p><strong>İSRAİL&#8217;E &#8216;STRATEJİ GEZİSİ&#8217;<br />
</strong>Geçtiğimiz aralık ayında Avusturya&#8217;daki Özgürlük Partisi lideri Heinz-Christian Strache, Belçikalı ırkçı politikacı Filip Dewinter, İsveçli İslam karşıtı ve ırkçı Kent Ekeroth ve Alman Özgürlük Partisi lideri Rene Stadtkewitz, Gazze şeridindeki Yahudi yerleşim kenti Aşkelon&#8217;u ziyaret ettiler. İsrail parlamentosu Knesset&#8217;i de ziyaret eden ırkçı liderler gezilerinin amacını &#8220;İslamcı teröre karşı yeni stratejiler oluşturmak&#8221; olarak belirttiler. Söz konusu gezinin organizasyonunu ise İsrail eski Cumhurbaşkanı Ezer Weizman&#8217;ın danışmanı Ariel Shomer yaptı.</p>
<p><strong>MÜSLÜMANLARA ÇOCUK KOTASI<br />
</strong>Avrupa genelinde İslam karşıtlığı etrafında örgütlenen bu partilerin ilginç teklifleri var. İsveç&#8217;teki ırkçı parti, bu ülkede yaşayan Müslüman kadınlara en fazla iki çocuk doğurma hakkı olmasının yasayla belirlenmesini talep ediyor. Belçikalı ırkçılar ise, burka takmak isteyen Müslüman bir kadına bin Euro karşılığında bir ehliyet verilmesini talep ediyor.</p>
</div>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://ittihadiislam.com/2012/02/22/muslumana-degil-islama-karsiyim/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

